Türk müdafa sanayiinin Cumhuriyet’in 100. yılı armağanı: TCG İstanbul

25.10.2023
Türk müdafa sanayiinin Cumhuriyet’in 100. yılı armağanı: TCG İstanbul


Türk müdafa sanayii, Cumhuriyet’in 100. senesinde ilk ulusal fırkateyni Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edecek. Müdafa Sanayii Müsteşarlığı yetkilileri, müdafa sanayinin denizcilik alanında meydana getirilen emek harcamaları ve hedeflerini aktardı.


AA


Türkiye, müdafa sanayisinde dışa bağımlılığı yerli ve ulusal çözümlerle aştı.

Üretilen müdafa araçları ve gemilerin ihracatı konuşulur oldu.

Müdafa Sanayii Müsteşarlığı (SSM) Müdafa Teknolojileri Mühendislik ve Tecim AŞ Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Cumhuriyet’in 100. senesinde üretilen müdafa endüstri ürünlerini aktardı.

STM’nin 1991 senesinde o dönemki adıyla Müdafa Sanayii Müsteşarlığına danışmanlık vermek, proje yönetimi, sistem mühendisliği yetkinlikleri sunmak amacıyla kurulduğunu ifade eden Güleryüz, oluşturdukları mühendislik birikimini 2007’den sonrasında başta askeri denizcilik olmak suretiyle çeşitli alanlarda ürüne dönüştürdüklerini belirtti.

“Tam bağımsız Türkiye amacıyla yerli-milli katkı oranı artırılıyor”

MİLGEM 5. vapur projesinde ana yüklenici sorumluluğunu üstlendiklerini, 6, 7 ve 8. gemiler için tehlikeli sonuç bir vazife aldıklarını dile getiren Güleryüz, bir taraftan da savunmada tam bağımsız Türkiye amacına yetişebilmek için yerli-milli katkı payını artırmaya yönelik projeler yürüttüklerini altını çizdi.

Gemilerdeki yerlilik oranı arttı

İlk gemilerde yüzde 15-20 civarındaki yerlilik oranının bugün yüzde 80-85’lere geldiğine işaret eden Güleryüz, askeri denizcilikte ülke gereksinimlerini ekosistemle beraber karşılayabilecek noktaya geldiklerini kaydetti.

“Satmadılar, yaptık”

STM’ye 2016-2017 yıllarındaki meskul mahal operasyonları esnasında kamikaze İHA’lar benzer biçimde belli ürünleri tedarik etme görevi verildiğini özetleyen Güleryüz, şu şekilde konuştu:

O dönemde kimse bizlere bu tarz şeyleri satmadı. STM olarak bu tarz şeyleri biz geliştirebiliriz dedik ve başladık. KARGU ile başladık 2018’de envantere girdi. 10’dan fazla ülkeye ihraç edilmiş vaziyette. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gereksinimlerine yönelik devamlı güncellemeler yapıyoruz. ALPAGU, BOYGA, TOGAN platformlarımız devamlı devam ediyor.

STM olarak bugüne dek hiçbir müdafa sanayisi firmamıza rakip olmadık, olmayacağız. İleri mühendislik gerektiren alanlara gözü kara şekilde girip, yatırım yaptık, kendimizi geliştirmeye çalıştık. Bu alanlardan bir diğeri de siber güvenlik. Bu alanda mühim sorumluluklar aldık.

“Hiçbir müdafa sanayii firmamıza rakip olmadık”

STM olarak bugüne dek hiçbir müdafa sanayii firmamıza rakip olmadık, olmayacağız. İleri mühendislik gerektiren alanlara gözü kara şekilde girip, yatırım yaptık, kendimizi geliştirmeye çalıştık. Bu alanlardan bir diğeri de siber güvenlik. Bu alanda mühim sorumluluklar aldık. İçinde bulunduğumuz etkinlik alanlarında hakkaten mühim pozisyonlara geldik. STM’nin geliştirdiği ürünlerin neredeyse tamamı ihraç edilmeye başlandı. Oldukça fazla ülkeye girmeye başladık. Gittiğimiz her yerde de ürünlere, hizmetlere talep giderek artıyor.

“Türkiye 10 ülkeden biri”

Özgür Güleryüz, dünyada kendi harp gemisini tasarlayıp üretebilecek 10 civarında ülke bulunduğunu, edinilen tecrübelerle Türkiye’nin de bu ülkeler arasına girdiğini söylemiş oldu.

“Motivasyonumuz vatan sevgisi”

“STM’de en büyük motivasyonumuz vatan sevgisi. Ülkemiz için bir şeyler yapabilmek.” diyen Güleryüz, bu motivasyon ve ekosistem desteğiyle bugün yüksek yerlilik oranına haiz platformlara imza attıklarını altını çizdi. Güleryüz, şu değerlendirmelerde bulunmuş oldu:

Artık ülke olarak da müdafa sanayisinde kendimize güvenimiz geldi diye düşünüyorum. ASELSAN’ımızın kuruluşunda bile aslen bir ihtimal tersine mühendislik faaliyetleriyle süregelen aktivitelerden şu anda her türlü tasarımı yapabilecek vaziyete geldik. Artık hedefimiz Cumhuriyetimizin 100. yılından sonrasında bir ihtimal dünyada müdafa sanayiine yön verebiliyor olmak.

200’den fazla Türk firmasının katkısı var

Tüm bu gelişmeler sonunda ortaya çıkan ilk ulusal fırkateyn TCG İstanbul’un şu anda yerlilik oranı en yüksek vapur olduğuna dikkati çeken Güleryüz, şu şekilde konuştu:

Tabanca sensör sistemlerinin neredeyse tamamı yerli diyebiliriz. Üstündeki ürünlerin birçoğu ilk kez kullanılıyor fakat tamamen yerli geliştirilmiş vaziyette. ASELSAN’ın elektronik sistemleri, işte her türlü sensör sistemleri kullanılıyor TCG İstanbul’da. Roketsan’ımızın Ulusal Dikey Atış Sistemi benzer biçimde fazlaca tehlikeli sonuç bir ürünü var. 200’den fazla Türk firmasının hep birlikte emeğiyle, bir araya gelmesiyle oluşmuş bir ürün. Türkiye’deki sanayinin, hızla gelişen teknolojinin gelişimi ve müdafa sanayisinin geldiği noktayı göstermesi anlamında TCG İstanbul fazlaca tehlikeli sonuç. TCG İstanbul’umuzu Cumhuriyetimizin 100. senesinde ülkemize, donanmamıza armağan olarak veriyor olmak, bu şekilde tehlikeli sonuç, büyük ve mühim bir projenin ana yükleyicisi olmak STM için hakkaten fazlaca gurur verici. Biz vatan sevgisi motivasyonunda çalışıyoruz ve vatanımızda bu şekilde bir yapıt bırakıyor olmak da bizleri son aşama mutlu ediyor ve gurur duymamızı sağlıyor.

“Oldukça çalışmamız lazım”

Tam bağımsızlık mücadelesinin devam etmek zorunda bulunduğunu vurgulayan Güleryüz, şu değerlendirmede bulunmuş oldu:

Devamlı karşımızda zorluklar çıkartılıyor. Atalarımız ülkemizin bağımsızlığı için canlarını feda ettiler. Biz de şunun bilincindeyiz: Bugün bu görevlerde oturuyorsak ve bugün bile Mehmetçik sınırda bağımsızlığımız için çarpışmak durumunda kalıyorsa, canını tehlikeye atıyorsa bizim rahat rahat oturma lüksümüz yok. Devamlı çalışmamız, fazlaca çalışmamız, fazlaca geliştirmemiz lazım.

Askere güç, ekonomiye destek

Geliştirilen her sistemin askeri anlamda ülkenin gücüne güç kattığına dikkati çeken Güleryüz, hem de daha ilkin para verilip alınan sistemlerde artık yurt dışına satar hale gelmenin ülke ekonomisine katkı sağladığını şu sözlerle aktardı:

O yüzden üzerimizde fazlaca ciddi bir yük var. Bunun farkındayız ve gece-gündüz tüm ekip olarak, STM ailesi olarak bunun karşılığını verebilmek için bu bilinçle, vatan sevgisiyle, atalarımıza layık olabilmek için çalışmaya devam edeceğiz.

“İhracatını da göreceğiz”

Ulusal fırkateynin ihracatının da kesinlikle gerçekleşeceğini dile getiren Güleryüz, şunları kaydetti:

MİLGEM platformları hakkaten kendini ispatladı. Muadilleriyle karşılaştırıldığında bir ihtimal alanının en başarı göstermiş platformları. Teknik anlamda bu bu şekilde hem de fiyat-maliyet açılarından baktığımızda mühim avantajlar sağlayabildiğimizi düşünüyoruz. Tasarım bizlere ilişkin olduğundan, kuvvetli bir ekosistemimiz olduğundan masaya oturduğumuzda yeni bir talep ulaştığında kimle, iyi mi yapabileceğimizi fazlaca fazlaca iyi biliyoruz. O gücü hissediyoruz arkamızda.

“İhtiyaçlara yönelik çözümler meydana getirmeye devam edeceğiz”

Korvetlerimize yoğun bir ilgi var. Korvet satışları devam edecek. İ sınıfı fırkateynimizle MİLGEM projemize fazlaca mühim yetkinlikler kazandırmış oluyoruz. Dikey atış sistemleri olacak. CENK-S radarı benzer biçimde bilhassa hava müdafa mevzusunda fazlaca mühim yetkinlikler kazandıracağız. Tüm tabanca sensör sistemleri bizlere ilişkin. O anlamda geliştirmelere devam edeceğiz. İhtiyaçlara yönelik çözümler meydana getirmeye devam edeceğiz. İ sınıfı fırkateynlerin korvetlerde olmasıyla birlikte fazlaca yoğun ilgi görmesini bekliyoruz.

Haber Deposu: Anadolu Ajansı (AA)

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.